Özgürlük mü O da Ne?

Özgürlük mü O da Ne?

Kazanımlar
Özgürlüğün değeri, özgürlüğün bedeli, ekip çalışması, liderlik çatışmaları, bilmenin değeri, doğal yaşama dönüş, sınamanın değeri, yaşananlardan ders çıkarma, düşünme ve yorumlama becerisi edinme, yabancılaşma, dinleme ve anlama becerisi...

Arka Kapak Yazısı
Özgürlük: Belki de en çok onun içindir insanoğlunun çabası, bitmeyen arayışı! Belki de hiç vazgeçemediğidir o. Kimbilir!
Serasu, Mersin’de yaşıyor. İki yaşında daha. Ona da sormuşlar; nedir özgürlük, diye: “Bilmiyoyum, sen biliyoy musun? Bana anlatıy mısın? Anlattıktan sonya benimle oynay mısın?” demiş.
Sizin bildiğinizi biliyoruz. Ne ki bir de Eşref Karadağ’ın dilinden okusanız özgürlüğü; ahır faresi Kocagöz’le tanışsanız. Onun hemstır arkadaşları Uzuntüy’e, Babalık’a, Dikkulak’a, Diken’e konuk olsanız...
Sahi, bu kitabı severseniz sonra da Eşref’le oyunlar oynar mısınız? Evet, o da çok sever özgürce oynamayı!

Kitaptan İlk Satırlar
Günlerdir dişe dokunur bir şey yememişti Kocagöz. Bu yüzden halsiz düşmüş, eli ayağı tutmaz olmuştu. Saklandığı yerden çıkarak şöyle bir etrafına bakındı. Çevreyi sakin görünce yiyecek aramaya koyuldu.
Ah annesi yanında olsaydı...

Basından

Cumhuriyet Kitap, Mayıs 2011

Tür: Roman
Yazar: Eşref Karadağ
Çizer: Anıl Tortop
Kağıt-Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2011
Sayfa Sayısı: 96
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Cüssolar

Cüssolar

Kazanımlar
Bilimsel gelişmeler, köy yaşamı, bilinçsiz deney yapmanın sonuçları, merak, liderlik çatışmaları, işbirliğinin ve işbölümünün sonuçları, cesaret ve korku...

Arka Kapak Yazısı
Civcivleri bilirsiniz; hani muhabbet kuşlarından bir çeyrek iricedirler... Sarıdır çoğu nedense! Ve küçücük, sarıcık bir top gibi, sanki her an düşüverecekmişçesine oradan oraya, ille ki anaç tavuğun ardı sıra yuvarlanır giderler. Bir şey daha; o küçücük bedenlerinden çıkan ses, bir de uzak düşmüşlerse “anne”den, dağı taşı tutar. Biri susmadan başlar öteki, bir yaşama çığlığı büyür çığlık çığlığa... Ne ki civildediklerince çok ve çabuk büyümezler ya da bize öyle gelir!
Bir sabah, tam da kümese sığmayacakları günlerin düşünü kurarken sen, büyüseler ansızın civcivlerin; büyüseler, büyüseler, büyüseler, büyüseler... uçsalar dahası... evet evet, uçsalar... sığmasalar yere göğe; için içine sığar mı? Yoksa!

Kitaptan İlk Satırlar
Girgin, avlunun ortasında gezinen lere yaklaştı. O anda anaç tavuk kanatları yerlere kadar açıp bir hışımla Girgin’in yürüdü. Neye uğradığını şaşıran çocuk kuvvet kaçmaya başladı. Dövüşken tavu arada bir zıplayıp sırtını gagalayarak av köşesine kadar kovaladı. Bir süre sonra, almış olacak ki koşmayı bıraktı.

Basından

Cumhuriyet Kitap, Haziran 2011

Cumhuriyet Kitap, Haziran 2011

Tür: Roman
Yazar: Özlem Yıldız
Çizer: Anıl Tortop - Ozan Tortop
Kağıt-Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 18.04.2011
Sayfa Sayısı: 80
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Yangın

Bir Sürü N Bir K

Kazanımlar
Arkadaşlık, ağaç ve orman sevgisi, dayanışma ve güven, doğaya ve çevreye duyarlılık, çalışmanın değeri, sorumluluk bilinci, özgüven, hak arama, insana güvenmek, dinleme ve anlama kültürü...

Arka Kapak Yazısı
Köyün en güzel tepesidir Çamlık. Sıcak yaz günlerinde halkın sığınağıdır. Her ağaç altı bir anıyı saklar... Oysa etekleri denize uzanan bu tepecik, gözünü para hırsı bürümüş olanlar için yalnızca yeni bir konut alanıdır. Ağaçlarsa konut yapımı için başlıca engel! Onlardan kurtulmanın en temiz yolu da yangındır. Her şey tasarlanır; adamlar tutulur, yangının başlangıç noktaları belirlenir, küçük tiner bidonları bile yerleştirilir. Olup bitene, tırmandıkları çam ağacının dalları arasında tanık olan iki çocuk, Ali ile Mustafa hiç hesapta yoktur... İki arkadaş kafa kafaya verince rüzgâr esmez, tiner yanmaz olur....

Kitaptan İlk Satırlar
Ali, büyük bir çam ağacına tırmandı. Yüksek dalların ucunda, büyükçe kozaklar görünüyordu. Uç dallara kadar çıktı. Ama bir türlü kozaklara yetişemiyordu. Kendisini izleyen Mustafa’ya seslendi: “Haydi, sen de tırman!”

Tür: Roman
Yazar: Eşref Karadağ
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 22.04.2010
Sayfa Sayısı: 96 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Bir Sürü N Bir K

Bir Sürü N Bir K

Kazanımlar
Soru sormanın değeri, sorgulamak, aramak, bulmak, düşlerimiz, oyunlarımız, yaşamın anlamı; aile, ev ve sokakta dayanışma, dostluk ve arkadaşlık...

Arka Kapak Yazısı
Yıldızlar halay çekerken kardan adamın yüzmeye durduğu serin mi serin bir günde güneşin de palto giyeceği tutar. Derken birden ısınır dünya, sular dağlara salıncak kurar... Şimdi bütün soruları çocuklar soracaktır. Çok geçmez, Akdeniz’in türküsü duyulur: Bulutları boyadım da kar yeşil yağıyor.

Kitaptan İlk Satırlar
Bulutlar gülemez mi? / Güneş palto giyemez mi? / Denizin içinde ağaçlar / Aydede hiç üşümez mi? / Hayal benim düş benim / Aslan benim kuş benim / Yıldızlar halay çeker / Boyar mavi kalemim.

Basından

İyi Kitap Gazetesi, Haziran 2010

Cumhuriyet Kitap, 20 Mayıs 2010

Tür: Şiir
Yazar: Nursel Çetin
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2010
Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Şiir Amcanın Düşleri

Şiir Amcanın Düşleri

Kazanımlar
Doğanın değeri, yaşamın anlamı, değerlerimiz, hayvan dostlarımız, barışın sunduğu olanaklar, iletişim becerileri, oyun ve yaşam, öğrenmenin anlamı ve değeri...

Arka Kapak Yazısı
Merdivende çocuklar; aya yıldızlara yolculuk var. Pencerede çoğalan bakışlar engin ufukları tarar. Kapılarda kalmasın diye sevgiler, mutluluklar... Şiir sevgiyi deyiverince sessizce yıkılır bütün duvarlar... Şiir Amcanın Düşleri’nde dünyanıza koşan onlarca dize var.

Kitaptan İlk Satırlar
Merdiven ol, çıksın çocuklar, aya, yıldızlara.
Kapı ol, girsin çocuklar, sevgiye, mutluluklara.
Pencere ol, baksın çocuklar, engin ufuklara.
Duvar olma, duvar olma.

Tür: Şiir
Yazar: Eşref Karadağ
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2010
Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Şiir Cebi

Şiir Cebi

Kazanımlar
Yaşamın anlamı ve değeri, sanat ve insan, sevgi ve saygının değeri, şaşkınlık ve sevinçlerimiz, barış kültürü, insanın biricikliği ve değeri, okulun değeri, öğretmenlerimizle çoğalttığımız sevinçler...

Arka Kapak Yazısı
“Açıl susam açıl, der demez açıldı Şiir Cebi. Küçücük cebe neler sığmamış ki... Sabahlar, kuşlar, istiridyeler, bulutlar, yıldızlı düşler, sokaklar, trenler, vapurlar, yaramazlıklar...
Usta şair Ahmet Günbaş, çocuklar şiirkardeş olsun istemiş, onları dizelere davet etmiş.
Kapan susam kapan der demez kapanmıyor bu kitap, çünkü şair istiyor ki çocuklara hiç kapanmasın hayret ve sevinç kapıları.
Şiir Cebi kıpır kıpır bir dille çağırıyor bizi, sığar mıyız içine?” - Mavisel Yener

Kitaptan
“Ben ağaçtan izin aldım.” dedi
Erik toplayan çocuk,
Mayhoş bir dille;
“Size ne?”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 20 Mayıs 2010

Tür: Şiir
Yazar: Ahmet Günbaş
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2010
Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Tarih Aynası 1 - Taş Duvarların Sesi

Tarih Aynası 1 - Taş Duvarların Sesi

Kazanımlar
Anadolu’nun kültürel mirasından bir kesit: Hititler. Savaşın yol açtığı yıkım, barışın değeri, belgeleme becerileri ve alışkanlığı, Hatti ülkesinde (Hititlerde) gündelik yaşam, yazılı kültürün sağladığı olanaklar, dünü bilmek, bugünü ve yarını anlamak, insana saygı ve anlama kültürü, öğrenmenin ve bilmenin değeri, iletişim becerileri...

Arka Kapak Yazısı
Aynalar, neredeyse geride bıraktığımız her şeyi kucaklayıp getiriverir önümüze. Dinlemeye hazır olduğumuzda konuşur aynadaki adam. Tarih Aynası mı? O da Anadolu’nun dününden açar sözü. Gizemli aynamız ilkin Hitit ülkesine götürüyor bizi...
Mısır ve Hitit ülkelerini karşı karşıya getiren Kadeş Savaşı, bilinen ilk yazılı antlaşmayla sona ermiştir. Antlaşmanın koşullarının tabletlere işlenişine, Hattuşaş’ın gündelik yaşamına tanık olmayı, o zaman diliminde kısa süreli de olsa soluk alıp vermeyi kim istemez? Bu yapıt sizi, o yolculuğa çıkmaya çağırıyor.

Kitaptan İlk Satırlar
Ata anneannesiyle Sultanahmet’te dolaşırken İstanbul’un gerçekten büyülü bir şehir olduğunu düşünüyordu. Sanki sokaklar, attıkları her adımı izliyordu. Her dükkânın, her duvarın, her ağacın hatta toprağın bile ruhu var gibiydi.

Basından

11 Eylül 2011

Tür: Roman
Yazar: Çiğdem Ataş
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.02.2010
Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Tarih Aynası 2 - Sağdaki Yedinci Taş

Tarih Aynası 2 - Sağdaki Yedinci Taş

Kazanımlar
Anadolu’nun kültür birikiminden bir kesit: Urartular. Urartuların gündelik yaşamı, öğrenmenin ve bilmenin değeri, geçmiş uygarlıkların birikimi, iletişim becerileri, tarihsel mirasın anlamı ve değeri, dünü öğrenmek ve bilmek, insana saygı...

Arka Kapak Yazısı
Aynalar, neredeyse geride bıraktığımız her şeyi kucaklayıp getiriverir önümüze. Dinlemeye hazır olduğumuzda konuşur aynadaki adam. Tarih Aynası mı? O da Anadolu’nun dününden açar sözü. Urartuları biliriz de; Şamram Kanalı, resim yazısı, çivi yazısı, kral mezarları, Sardurihinili ve başkent Tuşa biraz uzak kalır. Sonra bir çınarın kucağında uyumak ve bir yeraltı kentinin buzdan duvarlarında kendimizi bulmak... Dahası Kral II. Sarduri’ye konuk olmak... Hazırsanız, aynamız sizi bekliyor, çevirin sayfaları.

Kitaptan İlk Satırlar
“Yolun sonuna geldik!” diye düşündü Ata. Demek hayatı böyle son bulacaktı: tarihin içinde, kendi zamanının dışında...
Anneannesi korku içinde olanları düşünüyor, bir çıkış yolu bulmaya çalışıyordu. Sultanahmet’te gezerken bir ayna almışlar, ayna da onları Hatti ülkesine getirmişti. Her şey çok güzel giderken, Kral III. Hattuşili birden aynayı almak istemiş, adamlarına bunun için emir vermişti.

Basından

11 Eylül 2011

Tür: Roman
Yazar: Çiğdem Ataş
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.02.2010
Sayfa Sayısı: 64 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Tarih Aynası 3 - Aynanın Elleri

Tarih Aynası 3 - Aynanın Elleri

Kazanımlar
Anadolu'nun kültür birikiminden bir kesit: Frigya. Friglerin gündelik yaşamı, tarihsel mirasın anlamı ve değeri, iletişim becerileri, insana saygı, savaşlar ve getirdikleri, geçmiş uygarlıkların birikimi, öğrenmenin ve bilmenin değeri...

Arka Kapak Yazısı
Aynalar, neredeyse geride bıraktığımız her şeyi kucaklayıp getiriverir önümüze. Dinlemeye hazır olduğumuzda konuşur aynadaki adam.
Tarih Aynası mı? O da Anadolu’nun dününden açar sözü.
Sahi flüt sever misiniz? Evet evet; çalmayı da dinlemeyi de... "Ah bir çalabilsem!" mi dediniz? O da olur. Yeter ki isteyin… Şimdi size başka bir önerim var: Dünyada flüt sesinin ilk kez yükseldiği ülkeye yolcuğa var mısınız? Frigya’ya elbette. Kimmerler gelmeden, Frigya’nın efsanevi kralı Midas’ın sofrasında flüt dinlemek ilginç olmaz mı? Yine Friglerden armağan bir Tümülüs’ün kıyısında tapeteslerden biri uçan bir halıya dönüşüverir de ansızın Afyon-Eskişehir-Kütahya yöresini şöyle bir dolaşır gelirsiniz. Ne dersiniz? Yazılıkaya’yı da unutmadan ama!
Hazırsanız, aynamız da hazır!

Kitaptan İlk Satırlar
“Sana söylüyorum Ata! Duymuyor musun?”
“Efendim?”
“Dışarıda ne olup bittiğini bize de söyler misin lütfen?”
“Hiç!”
“Bir de ben bakayım. Bakalım kesirlerden daha ilginç olan o şey neymiş?”
Öğretmen, elinde tebeşir, yavaşça pencereye yürüdü. Bakındı ama bir şey göremedi.
“Aileni yarın okula bekliyorum.”
Bu sırada iki kırlangıç saklandıkları ağaç kovuğundan çıkıp camı gagalamaya devam etti. Ata onlara bakınca da gökyüzünü işaret ettiler. Bulutlar tarih aynasının şeklini almıştı, üzerinde de şöyle yazıyordu:
“Nerede kalmıştık? Evde bekliyor olacağım!”

Basından

11 Eylül 2011

Tür: Roman
Yazar: Çiğdem Ataş
Çizer: Anıl Tortop
Kağıt-Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 23.05.2011
Sayfa Sayısı: 80 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Yuvarlak Masanın Lambaları

Yuvarlak Masanın Lambaları

Kazanımlar
Arkadaşlık, dayanışma ve güven, çalışmanın değeri, özgüven, teknolojinin yaşamımızdaki yeri, insana güvenmek, iletişim sorunları, dinleme ve anlama kültürü, bilimsel gelişmeler, farklılıkların oluşturduğu güç, ötekine saygı, sanat, bilim ve iletişimin değeri...

Arka Kapak Yazısı
Belki bir gün bir çocuk şaşkınlıkla şunları soracaktır:
“Masamda bu kadar çok lambanın işi ne?” Yanıtı, lambalardan biri verecek:
“Telaş ve gürültü etmesinler sen. Yuvarlak masamız bakımdalar. Geçici olarak burada toplantı halindeler biz. Hem çok cızırtı ampul yakar!” O çocuk belki de siz olacaksınız! Kimbilir? Sahi masa lambanız var mı? Peki, onunla konuştuğunuz olur mu? Ya onun size yanıt verdiği? Belki sorular sorduğu?
Bir gün masa lambaları, dünyaya egemen olmaya karar verirler. Kısa sürede enerji kaynaklarının denetimini ele geçirirler. İnsanoğlu şaşkınlık içindedir. Televizyonlar susar, bilgisayarlar çalışmaz olur, elektrikle çalışan her şey bir anda durur...
Bu büyük sorunu çözmek Ebru’ya düşecektir.

Kitaptan İlk Satırlar
“Hayır efendim, hayır hayır!” diye çıkıştı GÖR24 şefine. Masa arkadaşını seviyordu. Onu cızırdatmak istemiyordu. Gidip başka birini bulsunlardı. Sanki dünyada on bir yaşında başka kız çocuğu yoktu... Neymiş, Ebru’nun dedelerinin, annesinin, babasının DNA’ları uygunmuş... Bu durumda Ebru seçilmiş kişi olabilirmiş... Bundan GÖR24’e neydi ki! Ebru’yu cızırdatmayacaktı, o kadar! “İstersen başbaşkana şikâyet et, umrumda değil!” dedi ve iletişim birimini kapatıverdi.

Sosyal Medya
Masa Lambaları Klanı'nın başbaşkanı sosyal medyada okuyucularıyla buluşuyor. Günlük olayları 'kendince' değerlendiren BAŞ27, kendini sosyal medyanın da başbaşkanı sanıyor. BAŞ27'nin bir twiter hesabı, bir friendfeed hesabı, bir Facebook Fan sayfası bulunuyor.

Basından

Cumhuriyet Kitap, 06 Mayıs 2010


Tür: Roman
Yazar: Ozan Tortop
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2010
Sayfa Sayısı: 144 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Maskeli Kıraça

Maskeli Kıraça

Kazanımlar
Çevre sorunları, deniz kirliliği, dayanışma, çözüm yolları bulma, yardımlaşma, sorun çözme becerisi, liderlik, arkadaşlık...

Arka Kapak Yazısı
Balinalar, yunuslar, uskumrular, somonlar... İrili ufaklı nice balık, yıllar yılı öykülerin, romanların derinliklerinde dolanır dururlar neşeyle... İşte bakın, bu kez minik bir Kıraça zıpladı sayfalardan... Marmara Denizi’nde, hemen Galata Köprüsü’nün altında... Gördünüz mü? Bakın, size bir resim çiziyor: Bir maske!
Deniz altının gizem dolu dünyasına ve bir istavrit sürüsünün yaşamına göz atan yazar, onların tehlikelerle dolu yaşamını sıra dışı bir öyküyle aktarıyor okurlarına. Kitabın, muhteşem renkleri ve desenleriyle denizin kokusunu taşıyan çizimlerini, karada yaşayan bir balığın çizdiğini düşünebilirsiniz.
Ama o da ne... Güzel güzel dolaşıp eğlenmek varken, denizyıldızlarını da peşine takmış nereye gidiyor koca sürü? Hangi tehlikeden kaçıyorlar? Nasıl bir canavar var Marmara’da? Ya balıksız kalırsa sular...

Kitaptan İlk Satırlar
“Sabahın erken saatlerinde avcılar yine iş başındaydı. Galata Köprüsü’nden oltalar sallanmıştı. Öyle çok balıkçı vardı ki bir anda yüzlerce olta düşüyordu denize...”

Basından

Remzi Kitap Gazetesi, Haziran 2010

Cumhuriyet Kitap, 04 Mart 2010

Tür: Roman
Yazar: Fidan Çobanoğlu Kaplan
Çizer: Semih Kaplan
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 11.02.2010
Sayfa Sayısı: 56 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Arsadaki Çadır

Arsadaki Çadır

Kazanımlar
Oyunun değeri, yaygın anababa tutumları, çocukları anlama, çocukların haklarına saygı, iş ve çevre ilişkileri, dayanışma, sorun çözme becerileri, zamanı kullanma becerisi ve zamanın değeri...

Arka Kapak Yazısı
Bir yanda arsadaki çadır, bir yanda koca göbekli Rüstem Bey... Varsa ortada iki yan, biri sanılsa da çoğu zaman, bazen birden çok olur kazanan...
Daha ilk sayfalarda kendinizi Arsadaki Çadır’da bulacaksınız. Dahası, bundan böyle her yaz, gözünüze ilişen ilk arsaya çadır kuracaksınız...

Kitaptan İlk Satırlar
“Fatoş yedi yaşında. Yoksa sekiz mi? Babası, sekiz diyor. Annesi, yedi. Doğrusu, yedi yıl beş ay. Yani yedi buçuk. Fatoş bu yıl ikinci sınıfa geçti. Fatoş’u gerçekçi bir insan olarak yetiştiriyor anababası...”

Basından

Radikal Kitap, 28 Mayıs 2010

Tür: Roman
Yazar: Nevzat Erkmen
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 11.02.2010
Sayfa Sayısı: 136 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Dedemin Hazinesi

Dedemin Hazinesi

Kazanımlar
Kitapların ve okumanın anlamı, emeğin değeri, sabırlı olma, asla vazgeçmeme, düşlerin değeri...

Arka Kapak Yazısı
Bir çikolata fabrikası kurmayı kafasına koyan Reha ve arkadaşları, kendilerini bir anda dedenin hazinesinin peşine düşmüş bulurlar. Uzun uğraşlardan sonra hazineye ulaşırlar da...
Yazar Mavisel Yener’in yapıtla ilgili sözleri şöyle: “Meral Karamuk Uğurşan çocuklara uzak sahillerden değil, yüreğinin sahillerinden sesleniyor. Onun çocuklara anlattığı masallar sonraki kuşaklara aktarılacak bir hazine gibi duruyor sayfalarda; çocukları da yetişkinleri de eğlendiriyor ve düşündürüyor yazdıkları.”

Kitaptan İlk Satırlar
“Sabahın köründe, evin içinde çınlayan borazan sesiyle herkes yatağından fırladı. Ses o kadar keskin ve tizdi ki insanın kulaklarını sağır ediyordu. Reha, rüyasında tuhaf bir çatışmanın içindeydi. Dondurma fabrikasının askerleri çikolata fabrikasına saldırmışlar, bütün çikolataları yerle bir ediyorlardı. Çikolata fabrikasının sahibi Reha, henüz on yaşında olmasına karşın büyük bir olgunluk ve cesaretle fabrikasını savunuyor ama bir türlü başarılı olamıyordu....”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 2 Temmuz 2009


Tür: Roman
Yazar: Meral Karamuk Uğurşan
Çizer: Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2009
Sayfa Sayısı: 64
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Gülüş

Kazanımlar
Kardeş kıskançlığı, büyüme heyecanı, işe yarama duygusu, ayrılık ve arkadaşlarından ayrılma korkusu, hayatı tanıma ve anlama çabaları...

Gülüş
Birbirinden bağımsız 5 kitaptan oluşan dizide kahramanımız Gülüş, büyüklerin kuralları bol ve sıkıcı dünyasına kendi penceresinden bakıyor. Çocuklarımızın duruşları ve ardı arkası kesilmeyen sorularıyla yarattıkları ortamlardan başarılı sahneler ve ağız dolusu gülümsemeler için...

Kitaptan İlk Satırlar
“Annem, babam, ben ve kardeşim Barış, şeker almak için dışarı çıkacağız. Of! Ne uzun bir cümle. Oysa Barış doğmadan önce şöyle söylerdim: Annem, babam ve ben, şeker almak için dışarı çıkacağız.”

Dizide bulunan kitaplar
1- Ah Saçıma Gelenler
2- Anneme Çilek Bana Çikolata
3- Ben Şeker Canavarı Değilim
4- Kırmızı Patenler
5- Rüzgârın Bir Bildiği Var

 

Tür: Öykü
Yazar: Fidan Çobanoğlu Kaplan
Çizer: Duygu Cigal
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, tel dikiş
Basım Tarihi: 15.04.2009
Sayfa Sayısı: 24
Boyutları: 16 x 24 cm

İyi ki Oyun Var

İyi ki Oyun Var

Kazanımlar

Savaş ve barış, örgütlü iş yapabilme becerisi, planlı çalışma, zamanı değerlendirme, araç-gereç kullanmada özen ve dikkat, sorun çözme becerisi, aile bağları, dostluğun ve arkadaşlığın değeri, görünüşe aldanmamak, arkadaş olmanın anlamı...

Arka Kapak Yazısı
Damla ile Kemal bir sürü malzeme hazırladılar. Çeşitli bezler, kumaş parçaları, iplikler, düğmeler... Saatlerce uğraştılar; hem de gizli gizli, evdekilere fark ettirmeden. Ve iki kukla yaptılar. Çok önemli bir amaçları vardı. Ama kuklaları bıraktıkları yerde bulamayınca işler karıştı... Sahi, neredeydi bu kuklalar?
“Canlanmış olabilirler mi?”
Yok canım, daha neler...

Kitaptan İlk Satırlar
“Geçenlerde Hayalkent’te alışılmamış bir olay oldu. “Hayalkent de neresi?” demeyin. Yemyeşil ağaçları, rengârenk çiçekleri, çağlayan sularıyla eşsiz bir yer...”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 20 Ağustos 2009


Tür: Roman
Yazar: Dilek Yazar
Çizer: Mete Erden
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.04.2009
Sayfa Sayısı: 80 Sayfa
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Kent Masalları

Kazanımlar
Sorumluluk bilinciyle davranma, görev alma heyecanı, toplumsal duyarlılık, unutkanlık, oyunun anlamı, düş kurmanın değeri, sorumluluk bilinci, yalanın sonu, yasakların anlamsızlığı...

Kent Masalları
Kent Masalları dizisi, dışarıdan bir bakışla fantastik kahramanların birbirinden ilginç maceralar yaşadığı sürükleyici bir dizi. Ama kurguya yaklaştıkça bu dizinin bir sistem dizisi olduğu çıkıyor okurun önüne. Her biri farklı sistemlerle işleyen değişik 5 kent. Kimisini şeker kuyusundan şeker çıkaran çocuklar yönetiyor, kimisini 7 başlı yılanlar bekliyor.

Kitaptan İlk Satırlar
“Bir gün yolda giderken bir kurbağa zıplayıverdi önüme. Korkudan rengim kaçtı. Bunu gören kurbağa, “Korkmayın bayan, yalnızca bir kurbağayım ben!” diyerek beni sakinleştirmeye çalıştı. Bu sözleri işitince iyiden iyiye uçtu rengim.

Dizide bulunan kitaplar
1- Şekerkent
2- Düşünü Yitiren Kent
3- Vanilyası Kaçan Kent
4- Sandıktan Çıkan Kent
5- Kurbağalıkent’in Prensi
6- Masalkent

 

 

Tür: Masal
Yazar: Özlem Kılınçarslan Sözbilir
Çizer: Yassir S. Rasan - Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, tel dikiş
Basım Tarihi: 15.05.2009
Sayfa Sayısı: 16
Boyutları: 16 x 24 cm

Masalkent'e Yolculuk

Masal Kente Yolculuk

Kazanımlar
Sorumluluk bilinciyle davranma, görev alma heyecanı, toplumsal duyarlılık, unutkanlık, oyunun anlamı, düş kurmanın değeri, sorumluluk bilinci, yalanın sonu, yasakların anlamsızlığı...

Arka Kapak Yazısı
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; serçeye eyer vurmuşlar, sırtına fili koymuşlar. Serçenin sırtında fil, düşmüşler yollara. Yolda kuyruksuz bir fareye rastlamışlar. Derdi büyükmüş farenin. ‘Kuyruksuz fare mi olur?’ diye alay edermiş herkes. O da sonunda Fareköy’den kaçmaya karar vermiş. Katılmış bizimkilere... Serçe altta, fareyle fil serçenin sırtında, devam etmişler yola. Artık hepsinin tek bir amacı varmış; fareye kuyruk bulmak.”
Görüyorsunuz ya herkesin bir gerekçesi var yollara düşmek için. Benim gibi Masalkent’in masalını yaymak isteyeni de var, kuyruksuz bir fareye kuyruk bulmak isteyeni de... Hatta sizin gibi Masalkent’i merak edeni de... Madem ben yazmaya başladım, siz de okumaya... Buluşalım o zaman Masaldağı’nda...

Kitaptan İlk Satırlar
“Uzun zamandır bir yolculuk planlıyordum. Kendimi bildim bileli kimselerin gitmediği, görmediği yerlere ilgi duymuşumdur...”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 13 Ağustos 2009


Tür: Masal
Yazar: Özlem Kılınçarslan Sözbilir
Çizer: Yassir S. Rasan - Anıl Tortop
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 15.05.2009
Sayfa Sayısı: 72
Boyutları: 13 x 19,5 cm

Tınmaz

Tınmaz Özel KutuTınmaz Özel Kutu

Kazanımlar
Bireysel farklılıklar, başkalarına benzememe hakkı, karar verme hakkı, dayanışma, merak duygusu, iyilik yapma isteği, sırdaşlık, sorumluluk bilinci, arkadaşlarına değer verme, yardıma koşma, toplumsal sorumluluk...

Tınmaz
“Tınmaz” Bal şehrindeki en “tınmaz” arı. Canı isterse okula gidiyor, istemezse yan gelip yatmayı pek seviyor doğrusu. Arada arkadaşlarına verdiği sözü unutup pekâlâ uyuyakalıyor. Uykusu da epeyce ağır! Gittiği okul aslında pek eğlenceli; vızıldama, bal yapma vb. dersler var… Yine de kaytarmayı pek seviyor Tınmaz. Her zaman sunulanın ötesinde, kendi bulduğu seçeneklerin ardına düşüyor. Başka türlüsünü arıyor. Kuralları sevmiyor. Ne ki üstlendiği işlerin üstesinden gelmekte de duraksamıyor. Yeri gelince uçmayı da, koşmayı da beceriyor hem de büyük bir istekle… Dayanışmayı seviyor. Arkadaşlarına değer veriyor. Bal da yapıyor. Ancak arada bir ortadan kaybolmayı da elden bırakmıyor… Zorla değil ya, herkes gibi değil işte Tınmaz!... Tınmaz’ın dünyasıyla tanışanlar, Tınmaz’ın içinde bir yerlerde mutlaka kendilerine de rastlıyorlar.

Kitaptan İlk Satırlar
“Güneş odaya girmek için sabırsızlanıyor, perdenin arasından sızıp Tınmaz’ı uyandırmak istiyordu. Ama çalar saat güneşten önce davrandı. “Vızıl vızıl vızıl...” diye çalınca Tınmaz uyandı. Gözlerini açar açmaz yakınmaya başladı: “Üfff! Duydum, çalma artık! Az önce yatmamış mıydım? Ne çabuk sabah oldu?”

Basından

Remzi Kitap Gazetesi, Haziran 2009

Yenigün, 22 Nisan 2009, Tüyap

Cumhuriyet Kitap, 2 Nisan 2009

Dizide bulunan kitaplar
1- Gece Hıçkırığı
2- Bilinmeyen Çukurlar
3- Bal Şansı
4- Zor Ödev
5- Bal Dolu Balonlar
6- Neşeli Vızıltılar
7- Tehlikeli Çiçek
8- Kaybolan Mektup


Tınmaz Gece HıçkırığıGece Hıçkırığı

"Tınmaz o gün okula gitmemiş, bal yapımına da katılmamıştı. Günü uyuklayarak geçirdiği için bir türlü uykusu gelmiyordu.
-823 yıldız, 824 yıldız, 825 yıldız...
825. yıldızı saymıştı ki "hıçk" sesini duydu. Sesin geldiği yöne doğru bakınca ne görsün?"
Tınmaz o gece büyük bir sırra ortak oldu. Acaba bu sır neydi? Bu sırrı saklayabilecek miydi?




Tınmaz Bilinmeyen ÇukurlarBilinmeyen Çukurlar

"Ateşböcekleri, yıldızlar kadar çoktular sanki. Yolun iki yanına dizilip ortalığı aydınlattılar. Tınmaz çok heyecanlıydı. İlk kez yüzlerce arı bir arada uçuyordu ve geceydi..."
Tınmaz ve diğer arılar gecenin bir yarısı nereye gidiyor olabilir? Bir de Tınmaz'a arıların en tembeli diyorlar. Tembel olsa gece yarısı uykusuz kalıp onca yolu uçabilir miydi?




Tınmaz Bal ŞansıBal Şansı

Bal şehrinde çook ama çoook tatlı bir arı varmış. Çok da akıllıymış. Öğretmenleri ve arkadaşları onu çok severlermiş. Aslında onu sevmeyen arı yokmuş. Ama biraz tembelmiş. Çok değil, biraz..."
Tınmaz'ın ödevlerini yapmayan tembel bir arı olduğunu mu düşünüyorsunuz yoksa? Yanılıyor olabilirsiniz. Tınmaz, isterse öykü bile yazabiliyor.




Tınmaz Zor ÖdevZor Ödev

"Tınmaz, üfleye püfleye sonunda eve ulaştı. "Şu ödevlerden kurtulmanın bir yolunu bulmalıyım, hem de hemen!" diye söylenerek odasına girdi..."
Tamam tamam...Tınmaz ödev yapmayı pek sevmiyor. Ama size de böyle bir ödev verilse eminim sizin de canınız en az onunki kadar sıkılırdı. Tınmaz'ın canını sıkan bu ödev ne olabilir acaba? Sizce Tınmaz bu ödevi yapabilecek mi?




Tınmaz Bal Dolu BalonlarBal Dolu Balonlar

"O gece Bal şehrinde tatlı bir uyku havası esiyordu. Tüm arılar mışıl mışıl uyurken birden bir arı çıkıverdi ortaya. Sonra da başladı Tınmazların evinin kapısını çalmaya..."
Gecenin bir yarısı kim gelmiş olabilir? Bakalım, Tınmaz bu beklenmeyen konuğun gelişine sevinecek mi?




Tınmaz Neşeli VızıltılarNeşeli Vızıltılar

"Tınmaz, Kraliçe'nin sözü biter bitmez uçmaya başladı. Hem de şimdiye dek hiç uçmadığı kadar hızlı uçuyordu. Kraliçe'nin yanına geldiğinde nefes nefeseydi.
-Vızh Vızh Vızh...
Tınmaz, bir şeyler söyledi ama kimse bir şey anlamadı. Çünkü şuna benzer sesler çıkarıyordu: Ber o gudu istu..."
Tınmaz, "Ber o gudu istu..." derken acaba ne söylemek istiyordu?




Tınmaz Tehlikeli ÇiçekTehlikeli Çiçek

"Tınmaz kendini çok yorgun hissediyordu, iyice halsizleşmişti.
Son gücünü kullanıp çam ağacının arkasına doğru uzandı. O güzel çiçek öylece duruyordu. Tınmaz çiçeğe hayranlıkla baktı. Ama iyice yorgunluk bastı, gözlerini kapatıverdi..."
Tınmaz yine tembellik yapıp keyfine mi bakıyor diyorsunuz? Ya başına kötü bir şey geldiği için uykuya daldıysa!"




Tınmaz Kaybolan MektupKaybolan Mektup

"O sabah hava hem oynamaya, hem bal yapımında çalışmaya hem de mektup dağıtmaya çok uygundu. Rüzgar ortalarda görünmüyor, yapraklar kıpırdamıyordu. Ama Tınmaz bu güzel havanın farkında değildi. Evin içinde dolanıp duruyordu..."
Tınmaz böyle güzel havalarda minderine uzanıp güneşlenmeyi çok sever. Acaba ne oldu da Tınmaz'ın canı sıkıldı?




Tür: Öykü
Yazar: Fidan Çobanoğlu Kaplan
Çizer: Zeycan Güleç, Zeynep Güleç
Kâğıt - Cilt: 90 gr 1. hamur, tel dikiş
Basım Tarihi: 30.10.2008
Sayfa Sayısı: 32
Boyutları: 13 x 27 cm

En Kestirme Yol

En Kestirme Yol

Kazanımlar
Dürüstlük, yalan, söz vermenin anlamı, sözünde durma, yardımseverlik, yaşlılarla yardımlaşma...

Arka Kapak Yazısı
Clara için tatil yalnızca kendi istediklerini yapmak demektir. Bu güzel günlerin tadını çıkarmak gerekir. Arkadaşı Estela, evinin çitlerini boyamak için tatilin ilk gününü seçmiştir. Clara, ona yardım edeceğine söz vermiştir. Bu işten kurtulmak için de bir mazeret uydurur. Bisikletine atlar, en kestirme yoldan kıyıya ulaşmayı hedefler. Bu eğlenceli öykü Clara’nın en kestirme yolu nasıl öğrendiğini anlatıyor. Peki ya siz? Yoksa siz zaten en kestirme yolu biliyor musunuz?

Kitaptan İlk Satırlar
“O sabah saat çalmamıştı. Bu bir rüya olmalıydı. Clara, ne olup bittiğini anlamak için önce bir gözünü açıp çevresine bakındı... Birden anımsadı. O gün yaz tatilinin ilk günüydü...”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 1 Ocak 2009


Tür: Öykü
Yazar: Sergio Lairla
Çeviren: İnan Temelkuran
Çizer: Gabriela Rubio
Yazıldığı Dil: İspanyolca
Kâğıt - Cilt: 135 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 10.10.2008
Sayfa Sayısı: 48
Boyutları: 14,5 x 19 cm

Hayır, Hayır, Hayır!

Hayir, Hayir, Hayir!

Kazanımlar
Alışkanlıklar, bağlılıklar, arkadaşlardan ayrılma korkusu, her şeyden yakınmanın getirdiği sonuçlar...

Arka Kapak Yazısı
Ayı ailesi yıllardır yaşadıkları karlı dağları terk etmek zorunda kalmıştır. Ortanca Ayı bu değişiklikten hoşlanmaz. Her an, her şeyden yakınır. Karşılaştığı her şeye bir kusur bulur. Onun için yeni vadideki her şey kötüdür, çirkindir...
Hayatın olumlu yönlerini de görmeyi öğrenecek midir?

Kitaptan İlk Satırlar
“Ortanca Ayı en arkada yürüyormuş. Onun önünde büyük kardeşi Abla Ayı. En önde de elinde valiziyle Anne Ayı ve kucağında küçük ayıcıkla beraber Baba Ayı yürüyormuş. Ayı ailesi şimdiye kadar yaşadıkları karlı dağları terk ediyormuş...”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 12 Şubat 2009


Tür: Öykü
Yazar: César Fernández García
Çeviren: İnan Temelkuran
Çizer: Jordi Sales
Yazıldığı Dil: İspanyolca
Kâğıt - Cilt: 135 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 10.10.2008
Sayfa Sayısı: 48
Boyutları: 14,5 x 19 cm

Malaventura Markizi

MalaventuraMarkizi

Kazanımlar
Hayvan ve doğa sevgisi, avcılık, koleksiyon merakı, doğal yaşama dönüş, yaşananlardan dersler çıkarma, hayvanların dünyası, dayanışma...

Arka Kapak Yazısı
Malaventura Markizi, soyu tükenmeye yüz tutmuş hayvanların koleksiyonunu yapmaktadır. Koleksiyonunda bir tek kara gergedan yoktur. Valizlerini hazırlar ve kara gergedan avı için Afrika’ya doğru yola çıkar. Markizin niyetini anlayan kaptanın papağanı, durumu gergedana bildirir. Gergedan kendini kurtarmak için ne yapacaktır? Markiz, amacına ulaşacak mıdır? Onu ormanda ne gibi sürprizler beklemektedir?

Kitaptan İlk Satırlar
“Malaventura Markizi, kocaman bir şatoda yaşıyormuş. Babası, dedesi, dedesinin babası da burada yaşamış. Dahası, adını sanını bilmediği bütün büyük dedeleri de ömürlerinin tamamını aynı şatoda geçirmişler...”

Basından

Radikal Kitap, 28 Mayıs 2010

Tür: Öykü
Yazar: Elisa Ramón
Çeviren: İnan Temelkuran
Çizer: Montserrat Batet
Yazıldığı Dil: İspanyolca
Kâğıt - Cilt: 135 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 10.10.2008
Sayfa Sayısı: 48
Boyutları: 14,5 x 19 cm

Prensesin Öpücüğü

Prensesin Öpücüğü

Kazanımlar
Kuşak çatışması, yaşamın değeri ve anlamı üzerinde düşünme becerisi edinme, farklı seçenekleri araştırma isteği...

Arka Kapak Yazısı
Kötü kalpli cadının kurbağaya çevirdiği prens, birçok masalın kahramanı olarak çıkar karşımıza. Peki, bir masalda kurbağa prensesin insan prensi öpeceği aklınıza gelir miydi? Kimin neye dönüştüğünü öğrenmek isterseniz Fernando Almena’nın bu harika öyküsünü okumalısınız.

Kitaptan İlk Satırlar
“Uzaklarda bir ülkede çok büyük, hatta büyükten üç kat daha büyük bir orman varmış. Bu ormanın ortasında da yeşil bir göl...”

Yazar:Tür: Öykü
Yazar: Fernando Almena
Çeviren: İnan Temelkuran
Çizer: Ulrike Müller
Yazıldığı Dil: İspanyolca
Kâğıt - Cilt: 135 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 10.10.2008
Sayfa Sayısı: 48
Boyutları: 14,5 x 19 cm

Üç Dilek

Uç Dilek

Kazanımlar
Elde olanın değerini bilmek, bilinçsiz tutumlar, hayalcilik, sınamanın değeri...

Arka Kapak Yazısı
Nicolas mutlu bir çocuk değildir. Yanlış yerde doğmuş olduğunu düşünmektedir. Sarayda yaşayan bir prens, uzak denizlere yelken açan bir korsan ya da sirkte çalışan ünlü bir cambaz olmak ister. Bir gün karşısına bir cin çıkar ve onun bu dileklerini yerine getirir. Bütün bunlar Nicolas’ı tatmin etmese de o, hayatın ne olduğunu keşfedecektir.

Kitaptan İlk Satırlar
“Nicolas mutsuz bir çocuktu. Soğuk, ciddi, içine kapanıktı. Sanki aklı hep başka bir yerdeydi. Böyle oluşu, annesine ya da babasına kızgınlığından değildi. Yaşadıkları evi sevmemesi ya da kendini çirkin bulması da değildi bunun nedeni. Sorun şu ki sıradan bir çocuk olmak Nicolas’ın hiç hoşuna gitmiyordu...”

Tür: Öykü
Yazar: Ricardo Alcántara
Çeviren: İnan Temelkuran
Çizer: Montse Tobella
Yazıldığı Dil: İspanyolca
Kâğıt - Cilt: 135 gr 1. hamur, amerikan cilt
Basım Tarihi: 10.10.2008
Sayfa Sayısı: 48
Boyutları: 14,5 x 19 cm

Kaptan William Kidd'in Hazinesi

Kaptan William Kidd'in Hazinesi

Kazanımlar
Araştırma, sabırlı olma, merak, ipuçlarını ve verileri değerlendirme becerisi, tarihsel olaylar...

Arka Kapak Yazısı
Eski el yazması ve harita avcısı John, Londra’nın merkezinde bir sahafta kitaplar arasıdaki keşfi sırasında deri bir paketle karşılaşır. Paketi süsleyen silik denizci armasının altında korsanlık simgelerinin yer aldığı gizemli resimler bulunmaktadır.
Paketi heyecanla açan John, üzerinde “Jack Ward’ın Günlükleri, Kaptan William Kidd Hazinesi’nin Peşinde Bir Maceradan Notlar” yazılı, geçen zaman içerisinde oldukça yıpranmış sayfalarla karşılaşır.
Kâşif John, bir yıl sonra Londra’daki İngiliz Müzesi’nde Kaptan William Kidd adındaki bir denizcinin 1701’de idam edilmesiyle ilgili resmi tutanaklara ulaşır. Jack Ward’ın günlükleri ve müzedeki resmi belgeler ışığında bu gizemli korsan ile ilgili ulaşabildiği tüm harita, el yazması ve kitapları inceler ve “Kaptan William Kidd’in Hazinesi”, adını verdiği kitabı hazırlar.

Kitaptan İlk Satırlar
“Kamarasının kapısı aniden açıldığında Kaptan Wright deniz haritalarının üzerine eğilmişti. Korku içinde kafasını kaldırdı. Önündeki nefes nefese adam başyardımcısıydı...”

Basından

Cumhuriyet Kitap, 6 Ağustos 2009

Cumhuriyet Kitap, 3 Temmuz 2008

Radikal Kitap, 25 Temmuz 2008

Tür: Roman
Yazar: Oldřich Růžička
Çizer: Jan Klimeš
Çeviren: Deniz Resul
Kâğıt - Cilt: Sert kapak, özel baskı, kutulu
Basım Tarihi: 04.04.2008
Sayfa Sayısı: 56
Boyutları: 23,5 x 33,5 cm

Daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız

 

 

İçeriğe ulaşmak için lütfen tıklayarak tabları açınız.