
Tarih dersinden sıkılmak ne mümkün!
Çiğdem Öğretmen, dersleri gitarıyla renklendiriyor. Ona göre herkes tarihi sevmeli çünkü "bugünün anahtarının geçmişte olduğuna" inanıyor...
Pek çoğumuz öğrencilik yıllarında tarih dersini sıkıcı bulmuşuzdur. Çiğdem Özelsancak Ataş (36) da böyle düşünenlerden biri... Onu çoğunluktan farklı kılan bir tarih öğretmeni olması. Hem de tarihi sevdirmeyi ilke edinen bir öğretmen... Eskişehir'de Murat Atılgan İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapan Çiğdem Ataş, "tarih = ezber" anlayışına karşı. Öğrencilerinin tarih dersinin önemini kavraması için elinden geleni yapıyor. Derslere gitarıyla giriyor. Konu Çanakkale Savaşı ise gitarın tellerine Çanakkkale türküsü için vuruyor. Konu Mustafa Kemal ise öğrenciler o gün ondan Manastır türküsünü bekliyor.'Teneffüs istemiyorlar'
Çiğdem öğretmen, yazdığı romanlarındaki masalsı anlatımı ve fantastik öğeleri derslerinde de kullanıyor. Bu anlatım 11-15 yaş grubundaki öğrencilerin ilgisini çekiyor. Çiğdem Ataş'ın öğrencileri derslerde sıkılmak bir yana teneffüse bile çıkmak istemiyor. Zil çaldığında sınıftan "Devam edelim hocam" sesleri yükseliyor. Ataş, çoğunlukla öğrencileri zorla teneffüse çıkarıyor.
Öğrencileri üniversitede
Ataş'ın bazı öğrencileri üniversitede. İçlerinde tarih bölümünü özellikle seçenler var. Tıp ya da mühendislik okuyan öğrencileri de tarih aşığı. En önemlisi hepsi Mustafa Kemal ülküsünde, onu anlayan ve anlatan gençler.
Peki Çiğdem Ataş, öğrenciyken nefret ederken nasıl oldu da bir tarih aşığı oluverdi? Sorunun yanıtı tarih dersinin kilitli kapısını açıveriyor: "Bugün yaşadığımız olayların nedenlerinin geçmişte olduğunu gördüm". Çiğdem öğretmen, öğrencilerini "iyi notlar alsınlar" diye değil, "bugünün anahtarının geçmişte olduğunun bilincine varsınlar" ilkesiyle yetiştiriyor.
Çocuklarına tarih dersini sevdirmek isteyen aileler, Çiğdem Özelsancak Ataş'ı 3 kitaptan oluşan "Tarih Aynası" serisiyle tanıdı. Ataş, Top Yayıncılık'tan çıkan Taş Duvarların Sesi-Hitit, Sağdaki Yedinci Taş-Urartu ve Aynanın Elleri-Frigya adlı kitaplarında bu 3 uygarlığı masalsı, fantastik bir dille anlatıyor.
Romanın kahramanı Ata, sihirli bir ayna aracılığıyla binlerce yıl öncesine gidiyor ve Hitit, Urartu, Frigya uygarlıkları hakkında bilmediği ne çok şey olduğuna şaşırıyor. Ata, Hitit Kralı Hattuşili'nin tarihin ilk yazılı anlaşmasını hazırlamasına tanıklık ediyor, Urartu Kralı Sarduri'ye konuk olup uygarlığı hakkında bilgi sahibi oluyor. Ata'nın üçüncü yolculuğu ise flüt sesinin ilk kez yükseldiği Frigya'ya, Kral Midas'ın yanına... Kral Midas'a neden "Eşek kulaklı" denilmektedir? Ata sorunun yanıtını bu yolculukla öğreniyor.