
Malaventura Markizi'nin Başına Gelenler
Malaventura Markizi, akıl almaz bir av sever. Ramon'un cümleleri ve Batet'in çizimleri kitabın hemen başında sizi içine alıyor ve başkarakterlerini sevmemizi istemediklerini ortaya koyuyor. Sevmiyorsunuz elbette. Avladığı hayvanların doldurulmuş bedenlerini şatonun her yerinde sergileyen sevimsiz biri o. Niye sevesiniz…
Kanunlar, kurallar mı yoksa kişilerin kendi yollarında giderlerken edindikleri hikâyeler mi daha etkilidir diye düşünürüm hep. Hikâyeler daha önemlidir elbette. Senin hikâyendir ya da senin duyduğun hikâyedir nihayetinde. O yüzden önemlidir, o yüzden değerlidir. 'Av Yasak' yazan bir tabela mı seni daha çok etkiler yoksa Bambi'yi izlemiş olmak mı? Bambi'nin annesinin avcılar tarafından öldürüldüğünde hissettiklerin mi? Bu hikâye ile tanışan biri avlanmayı düşünemez, aklının ucundan bile geçiremez. Olsa olsa avlananları uyarmak için elinden geleni yapmaya, sesini duyurmaya çalışabilir. Bu da en hoşa gidecek sonuçtur bence. Kimse ona Bambi hikâyesinin içinde avlanmak yasaktır dememiştir. Bu hikâyenin ormanı yok eden insanların ne kadar zalim olduğunu anlatmak için üretildiği söylenemez. Bambi'yi izleriz biz. Bambi'den keyif alırız. Onunla yola çıkar, o yol üzerinde bir çok hikâye ile karşılaşırız. Artık ne düşünürsek ne hissedersek… Çıkanlar ya da kalanlar bizde yaratılan hikâyenin esas noktalarıdır.
Bazı harika kitaplar ne kadar kitapçı kitapçı gezseniz de, hayatı hoş çocuk kitaplarını bulup çıkarmaktan keyif almak gibi görseniz de ulaşmayabiliyor size. Sizin dikkatsizliğiniz, dağıtım ağları, kapılan ya da diğer yayınevleri tarafından kapatılan raflar hatta kitabı yayımlayanın başarısızlığı bile buna neden olabilir.
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine beni çok heyecanlandıran bir kitapla karşılaştım. Top Yayıncılık'tan çıkan, Elisa Ramon'un yazdığı, Montserra Batet'in çizdiği Malaventura Markizi isimli bir kitap bu.
Kitabın çevirisi İnan Temelkuran'a ait. Beni etkileyen noktalardan biri bu. Çevremde bildiğim tanıdığım birilerinin çocuk kitapları ile herhangi bir noktada kesiştiklerini görmek, çocuk edebiyatını sevdiklerini fark etmek bana çok hoş geliyor. (Evet, İnan Temelkuran, o İnan Temelkuran. 'Made in Europa' ve 'Bornova Bornova' filmlerinden bildiğimiz başarılı sinema yönetmeni.)
Malaventura Markizi, akıl almaz bir av sever. Ramon'un cümleleri ve Batet'in çizimleri kitabın hemen başında sizi içine alıyor ve başkarakterlerini sevmenizi istemediklerini ortaya koyuyor. Sevmiyorsunuz elbete. Avladığı hayvancıkların cansız ve doldurulmuş bedenlerini dev şatonun her yerinde sergileyen sevimsiz biri o. Niye sevesiniz..
Kara gergedanı koleksiyonuna koymak üzere Afrika'ya yola çıkıyor. Papağan. Gergedan'ın saklanması. Ormandaki arkadaşlarının ona yardım etmek istemeleri. Derken yerliler… Malaventura Markizi, kitabın sonunda her kim olursa olsun, ilk sayfalardaki koleksiyonunu unutamıyorsunuz. En kısa zamanda 2008'de Top Yayıncılık'tan yayımlanan bu kitapla tanışmanız dileğiyle. Siz bari geç kalmayın ben epeyce geç kalmışım çünkü.